Ağustos 2015, İstanbul
birinden çok hoşlandığında ilk öpüşme koklaşmaya kadar geçen sürede zamanda kısalma oluyor, zamanda delikler oluşuyor; aylar, saatler gibi geçiyor aynı sabah 8 de uyandığında o yarım saatin 2 dakika gibi geçmesi ama birinin gelmesini beklerken yarım saatin 2 saat gibi geçmesi olayı gibi.
birini beklerken zaman genişler, her görmeyeceğin detayı, ayrıntıyı görürsün, her şeyin farkına varırsın, yoldan geçen insanların, bulunduğun mekanın mimari kaplamalarının, çalan şarkının...
ama bir insanı gönlün bekliyor ve özlüyorsa onla meşgulse geçe gündüz aklın, işine aşıksan, çözülmeyen problemlerle evlendiyse zihnin, yolda çarptığın insanın yüzünü kokusunu, arkadaşlarınla sohbetleri hiç bir şeyi hatırlamazsın çünkü zihnine çekim kuvveti uygular arzuların devamlı.
***
Defne aynada kendine bakıp makyaj yaparken kalbinin içini bir şey garip garip oyuyor, bir tedirginlik karnını ağrıtıyordu, -yandık dedi içinden, aşık oldum resmen, çocuğun onca saçma konuşmasına rağmen, neyden etkilendi bu zihin bilmecem bu kadar, kendinden emin ses tonundan mı? geniş omuzlarından mı? bakışlarından mı? Allah'ım anti depresan hapı dedikleri bu olsa gerek, bağımlılık yapan, baş döndürücü ve mutlu eden.
***
- nerdesin? ben geldim aşağıda bekliyorum.
- ama saat 20.00 de bulaşacağız demiştik, daha 20 dakika var.
- işim erken bitti, evin altındaki cafe de kahve içip seni bekliyorum, acele etme, keyfine bak.
-tamam, geliyorum.
***
cafe'de arka fonda lounge fm çalarken, Murat alkol var mı diye sordu, bir kadeh blush'la bu akşamüstü biraz sinirlerini gevşetebilirdi.
- oh ilk yudum, serin serin, muhteşem.
***
Defne göründü karşıdan, saçlarını geri ata ata hızlı adımlarla, heyecanı yüzünden okunuyordu, ürkek yavru ceylan dedi içinden Murat, Defne'den önce parfüm kokusu geldi oturdu karşısına Serge Lutens Amber Sultan
- Merhaba çok beklettim mi?
***
- nerdesin? ben geldim aşağıda bekliyorum.
- ama saat 20.00 de bulaşacağız demiştik, daha 20 dakika var.
- işim erken bitti, evin altındaki cafe de kahve içip seni bekliyorum, acele etme, keyfine bak.
-tamam, geliyorum.
***
cafe'de arka fonda lounge fm çalarken, Murat alkol var mı diye sordu, bir kadeh blush'la bu akşamüstü biraz sinirlerini gevşetebilirdi.
- oh ilk yudum, serin serin, muhteşem.
***
Defne göründü karşıdan, saçlarını geri ata ata hızlı adımlarla, heyecanı yüzünden okunuyordu, ürkek yavru ceylan dedi içinden Murat, Defne'den önce parfüm kokusu geldi oturdu karşısına Serge Lutens Amber Sultan
- Merhaba çok beklettim mi?
***

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder